1 Ekim 2021 Cuma

Kum Tanesinin İzinde


        Baharat arastası; sadeliğin peşine düştüğüm ve yıllar önce kaldığım şehirde denk gelmişti yol üstüme. Pek tabi yol değişikliği denemesi, bu sonuca eriştirmişti beni. Lakin bu karşılaşma talebinde ötesinde yer aldı. Zira iki arasta yan yanaydı. Diğeri sakatat diye tabir edilen yoğun ve saklama koşulları iyi olmadığı takdirde görece rahatsız edici bir kokuya sebebiyet veren kendine has alacısı olan bir arastaydı. Giriş öyle gözükünce insan yeni yollar deneme ihtiyacı duymuyordu çoğu zaman.

        Siyah ve beyaz yan yana geldiğinde ne kadar belli ederlerse aradaki çizgiyi öyleydi bu içinde olduğum manzarada yer alan esrarengiz keskinlik. Fakat gün öylece bitmedi. Sakatat arastasının bitiminde baharat bölümü başlayınca zıtlık aşikar oldu. Kokular dem aldı biri diğerini yüceltti kaldı.

        Bu olaydan yıllar sonra düşünceleri frenleyip de tek bir konu üzerinde ileri veya geri gitmeksizin yükselebilmek adına bu tekniği kullanır oldum. Çöldeki vaha, yolcuya nasıl keskin görünürse bende o keskinliği elde edebilmek için kumu kullanır oldum. Kumların gizemi bütünlüklerinden gelir. Son derece ufak taneler yılların verdiği yük altında aşınmış tüm birikimlerinden arınmışlığın simgesi niteliğindedir. Günlerin rüzgar vasıtası ile süre gelen yolculukları sonucunda oluşturdukları tepeler yükseklik bakımından haritalanamaz bir coğrafya meydana getirir. Öyle ki aynı dinginliğe sahip deniz bile benzer etkiyi sağlayamaz. Zira rüzgar anlık olarak suyun üzerinde dansını gözler önüne serer, çarşaf etkisindeyken de ışıkla beraber renk değişimleri derinliğinde düşüncelere sevk eder ve pek tabii ufuk çizgisinin uzaklığı derinliğin etkisini arttırır.

        Kumun diğer bir hatırası ise ikilemdir. Yılların yıpratışı ile tane olmaya ulaşılan yolculuğunu, yine yıllar önce insanların süre sınırlarını belirlerken yardımcı oluşu izledi. Haritalanamaz coğrafyasında başkaca tanelerden ilham alınmasını, sadeliğinin de katkısıyla sağlamış oldu. Saat kavramını tekrar tasarladı ve zıtlığın timsali hacimce iki büyük parçanın incecik bağlantı noktasıyla vakti ölçtü.

        Bağlantı noktalarının keşfi uçsuz bucaksız kumların hayali ile daha mümkün gibi gelmiştir. Üstelik bu kum okyanusuna yeterince yukarıdan veya uzaktan bakarsanız sizin varlığınızın da kaybolduğu rahatlıkla hissetmiş olacaksınız.



        İstediğiniz sonuç çölü mü geçmek, bir gece daha hayatta kalabilmeniz için kayıt noktası olan vahalara mı ulaşmak bilmiyorum... Fakat çölü ve iklimini her aklıma getirdiğimde Shokugeki no Soma[食戟のソーマ(Soma'nın Yemek Savaşı)] adlı animeden bir ekran görüntüsü gelir. Bu ekran görüntüsü ise beni sonuca ulaştırmayı amaçlayan başka bir etkendir. Sanırım bu sahne 4. sezon 11. bölümde yer alıyordu.

"İlerlemeye devam eden başkaları da var..."

        Ancak en başa dönersek yıllar önceki deneyimin son halkası başkaca bir boyuttu. Zira içinde yürüdüğüm yapının giriş ve çıkış bölümleri sakatat orta bölümleri ise baharat üzerine bir yerleşim düzeneği sergiliyordu. Çölün ortasında bir vaha fakat ilerlemek ve tekrar çöle girmeniz gerektiğini unutmamanız gereken bir yer. Dışarıdan bakıldığında asla gözükmeyen vahanın varlığına şahitlik etmem, sadece o çöle girme cesaretini göstermemle mümkün olmuştu. Yıllar önce, yıllardır kullandığım yolu değiştirmemle bu yazının sonuna gelmiş olduk...

Kullanılan görseller: 0,1,