YZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2021 Cuma

Ara Verme Zamanı



        Beş dakika... Çok da sevmediğim, ama düşünmeye değer olmayan çift iş vakitlerimde odağımı kısa süreli dağıtıp-topladığına inandığım; belki de hayat boyu tüketmiş olduğum çoğu eserde olduğu gibi aralara serpiştirilmiş not alınmaya değer bir kaç cümle duymak veya bu hisse ulaşmak için dinlediğim bir radyo programının uzun süredir yeni bölümlerinin gelmediğini görüp 4 gün önce aramam ile karşılaştığım olumsuz haber bildirisi ile toplanmış bulunmaktayız.

        Ana sorun bir şeylerin son bulması ya da başlamasından ziyade bu program başlığı altındaki son ürünü henüz dinlememiş olmam ile ilintilidir. Belki son bölümde bu işin de sonuna geldiğini bildiren küçük bir pasaj olabilirdi fakat takip edilmesi kolay olması adına indirilmiş son bölüm silinmez veya dinlenilen şeyin saklamaya değer olmama durumunda silinmesi gerektiği göz önüne alınarak dinlenmeyeceğinden dolayı bahsedilen son bölümü tüketmemiştim. Bu bölümün saklanmaya değer olduğuna inanmamakla birlikte yazının gelişimine istemeyerek de olsa destek/köstek olduğundan artık düşünmeye değer olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

        Üreticinin başkaca mecralarda, başkaca ürünler çıkaracağından çok da şüphem yok. Bir hafta önce yayımlanan yazıya bakarak bitirmek istemediğimi söylemek, bu yazı için iştah açıcı bir sahnenin perdesini aralamayacaktır. Zira bunca yıl aradan sonra yine perdeler önünde bir oyun oynama niyetinde değilim. Bazı üreticilerin bireysel paylaşımlarını noktaladıkları dönemlere güncel olarak denk gelme durumu beni hep garip düşüncelere sevk etmiştir. Genelde haftalık olarak yayımlanan manga'ların (Japonların çizgi romanları için kullandıkları kelime) bir kaçına güncel olarak yetişmiş olduğumu göz önüne alarak iki belki üç yıl boyunca her hafta gelmesini düşündüğünüz dizi bölümleri gibi düşüne bileceğiniz ortalama 20 sayfadan oluşan eserlerden bahsediyorum. Aralarında dünyacı ünlü mangaka'ların ise her hafta yazma zahmetine girmediklerini de belirtmek isterim. Aslına bakarsanız çileli bir yol diyebiliriz bu takip işine. 20 sayfanın sonunda haftaya çıkacak olan sayfalarda merakınızı bastıracak şeylerin bulunma ihtimalinden ziyade, o 20 sayfaya ulaşamama ihtimalinizi de gözden geçirmeniz gerekiyor.

        Merak ediyorum, acaba yapay zeka tarafından uzun soluklu bir eserin tüketilmesi durumunda benzerinin ötesinde hikayeyi(sanatsal, tutarlı ve çizim kalitesi ile yani her yönüyle...) de uzatabilme kabiliyetine ne zaman ulaşacaklar. Tek kare, fotoğraf veya çizimlerin fırsatlar dahilinde işlenebildiğini(Artbreeder, Nvidia, vb...) gördükten sonra çok uzak olmayan gelecekte son tüketiciye yansıyan ara yüzlerde göreceğimiz bitmiş hikayelere devam etmek ister misiniz sorusu için sabırsızlanıyorum.

        Eser sahiplerine haksızlık etmek istemem. Varsayılan eserin mevcut konumu, sonlandırılma tarzı ile kazanılmış yetkinlik seviyesi rozetini gösteriyor olabilir. Ancak bazı eserlerin eser sahiplerinin sağlıkları sebebi ile sonlanma durumunu göz ardı etmemek gerek. Eser sahibi gazı kesmek istemişse incelenmesi gereken başka bir başlık açmış olabilir. Diğer yandan, ölüm döşeğinde bir sanatkarın varlığı kadar rahatsız eder mi ömrü boyunca tüketmekten başka bir şey yapmamış olan insanın varlığı?

        Henüz bu hikayenin tamamlandığına inanmıyorum. O yüzden bu güncel parçayı saklamak niyetindeyim. Böylece kitap ayracı misali bir ses dizimine sahip olacağım. Sanatçının vermiş olduğu aranın yeni esere olan katkısını ölçmek adına referans noktası oluşturmama yardımcı olacağına inandığım bu yöntem başkaca konularda da tekrar gün yüzüne çıkacak. Şimdi ayraç kütüphaneme girip yeryüzü koridorunun sonuna ulaşmam gerek. Sanırım bekleyen eserler arasından birini de içeriye davet etmeliyim.



Kullanılan görseller: 0,1



18 Haziran 2021 Cuma

Tamamlamama Mutluluğu



        Bezenmiş bir masa... Lezzetli bir yemeği soğutmak istemezsiniz. Ya da soğuk sunulan bir başka yemeğin de ısınmasına müsaade etmek iştahınız için pek de iyi olmayabilir. Lezzetin tanımını belirten bir çok şey var...

        Kimileri için masanın üzerinde yer alan, yenilmeye değer her ürünün yapıtaşlarının mevcut olan hikayesi değerli. Hazırlanışı esnasında ortamın, tarihin ve buna benzer çeşitli sınıflandırmalar eşliğinde değerlendirilen gıda tüketim zincirimiz oldukça eşsiz. Seri üretim yöntemleri kalitenin sabitlenmeye çalışıldığı, tüketim besleme zincir destekçisi düzenin en büyük temsilcisidir.

        Kitaplara/kitaplardan not alma fikri geri dönmeye yönelik gemileri yakamama durumu gibi hissettirse de, araştırmalar ışığında; öğrendiğinizi sandığınız bilgilerin beyniniz içerisinde saklanabilme yüzdelerini arttırmanın en iyi yolu tekrar etmek. Ancak anlık olarak vaktin darlığı, fiziksel olarak göz gezdirmem ve sonuca ulaşamamam ile beraber hangi kitapta değinildiğini hatırlayamadığım fakat Malcolm Gladwell'in kitaplarından birinde(Outliers veya Blink) değinilen yiyeceklerin değerlendirilme aşamasında gurme olarak anılan insanların diğer insanlardan farklı olarak hissettiklerini anlatabilme yeteneklerinden bahsedilmektedir. Bu kısımda ayrıca mısır veya patates cipslerinin değerlendirmelerinin düşük olduğu zira seri üretim esnasında tutarsızlık katsayılarının yüksek olduğundan bahsedilir. En azından öyle diye hatırlıyor/umuyorum.

        Hayat boyu tüketilen ev yapımı veya hazır gıdaların tatları birbiri ile tutarsızlık yaşar. Sırf bu yüzden aynı isme sahip bu farklı yiyecekleri yiyebildiğimiz gerçeğini göz ardı etiğimizde, aynı yemeklerin tüketimi üzerine zaman aralıkları verildiğine veya başka yiyecekler ile kombinasyonlarına şahitlik ediyoruz. Bu bağlamda değerli bir içeceği veya hazırlanışı meşakkatli olan bir yiyeceğin tüketimini geciktiriyor; kutlanılması gerektiğini düşündüğümüz özel günlere saklıyoruz. Zira tüketim çılgınlığı duygusal olarak yükseltilebilen lezzet arayışlarını içinde barındırır. Suyun rengi tam da bu noktada değişiyor.

        Muhabbet ettiğim insanlarca başladığım bir çok eseri bitirmemem noktasında eleştirilir, gerekli açıklamaları yaptığımda ise haklılık payımın yüzdesinin değiştiğini hissederim. Karşılaştığım her hangi bir eserin dimağımda oluşturduğu kıvılcımlı ışık şölenlerini tanımlayabileceğim kelime arşivimin sınırlı oluşunu, gurme olmamam ile ilgili olduğunu varsayarsak; başlamış olduğum bazı eserleri bitirmememin ve dahi bekletmemin sebebini de, yukarıda uzun uzun anlatmış olduğum maddeler çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Nasıl yiyeceklere etkisi olan tüm bu kavramları saydıysak aynı düğümleri başkaca tüketim araçları için de kullanabileceğimizin farkındalığını oluşturmak istedim. Zira bu eserlerin yemekler nezdinde yakın türleri bulunmamakta. Kitap için örneklersek bile aynı yazarın seri halinde yazdığı eserlerinde dahi tat olabildiğince değişmektedir. Tam da bu noktada yemek gibi olmayan yani tadına baktığınızda veya zaman içinde bozulma ihtimali olmayan bir çok eser var. Belki araları da güncelliğini yitirebileceklerin varlığını kabul etmek gerekebilir. Fakat güncelliği yitirme durumu zaten eserin istenilen kalitede olmadığının başkaca bir göstergesi değil midir?

        Tüm eserleri gözden geçirmek ve yıllar sonra tüketeceğim besinlerin sadece tadına bakabilme ikilemi sancılı bir süreci tanımlar gibi. Son teslim tarihini bilmediğimiz bir yolculukta erteleme usulü ilerlenen beslenme süreci çok da sağlıklı durmuyor. Öte yandan size özel tanımlanan kaliteli eser miktarını bilememek veya gelecek 10 yıl içerisinde sunulacak tüm eserler arasında tahminin bir sayı belirleyememek de ayrı bir üzücü.

        Yine bu alanda yapay zeka çalışmaları imdadımıza yetişiyor. Henüz yolun başında ve kısıtlı bir alanda tahminlerini dile getirse de. Çok da uzak olmayan bir gelecekte hoşumuza gidecek eserler havuzunun ne kadar büyük olduğunu öğrenmek çok da güç olmayacak. Belki gönül rahatlığı ve büyük bir iştah ile bende tüketim çılgınları arasına katılabilir veya tahmin ettiğim küçük havuzun gerçekliğini bir kez daha hissedip hüznümü yayabilirim.

        Şimdilik bu derin olmayan havuzda oynamaya devam etmek niyetindeyim.



Kullanılan görseller: 0,1

Kaynaklar:
https://www.nature.com/



28 Mayıs 2021 Cuma

Küresel Veri Azlığı ve Takip Mesafesi

        Başka bir gezegene temelli yerleşme fikrini her düşündüğümüzde akla gelen diğer başlık kendi gezegenimizde yer alan veri akışındaki hakimiyetimizin çelimsizliği ile kala kalmamız olsa gerek.

        Yararlı olma katsayılarının yine tüketiciler ile belirlendiği üretim zincirleri konularından bağımsız olarak değerlendirildiklerinde takip mesafesinin belirlenemediği gözüküyor. Öneriler ana sayfanızda sıralandığında tümüne bakmak yerine seçim aşamasında oluyoruz. Zira yapay zeka önerme işleminde sıradanlıktan sadece bir adım ileride. Gerekli materyalleri sadece sizin izninizle değil izniniz olmaksızın tüketmeye çalışmasına rağmen üstünlük seviyesine yeterince uzakta. Akıl vereni biz olmamıza ve öğrencinin ustasını geçme felsefesine dayanarak vaktimizi çalmadığı günlerin ne zaman geleceğini merak ediyorum.

        Merak özünde araştırmayı beraberinde getirse de sanırım durağanlığım ile bana yetişmesini bekliyorum. Go maçında rakibinizin sizin tarafınızda alan yapmaya çalışırken; savaşa sürüklenmeyecek kadar uzak, yaşaması için gereken bir çift göz yapmayacağı kadar yakın takip ile ilerlemesini izliyor ve duvarımı güçlendiriyorum.

        Gezegenimizde araştırma kısmı, sınıfında "clicker" adı ile anılan video oyunlarda yer alan işleyişten çok da uzak değiller. Kısaca tanımlamak gerekirse yapmanız gereken sadece vakit öldürürken istenilen (genelde kullanıcı ara yüzündeki her hangi bir noktadır) noktalara basmanızdır. Tüm bu işlemler çerçevesinde tıklama başına aldığınız karı arttırmak adına kazancınızı araştırmalara yatırırsınız. Ağaç sisteminden ziyade fiyat filtresinden farksız bir tıklama sürecine gelmişsinizdir. Bu kısım fiyat performans olarak sınıflandırılan asıl kısımdır. Seçimleriniz getirisine göre yatırım yapma kararlarınızı etkileyecektir. Böylece serüveniniz esnasında zamanla geriye dönüp pahalı olduğunu düşünüp bıraktığınız yatırımlarını ucuzluğu karşısında döngüye gireceksiniz. Böylece hayatın her alanında fiyat bariyerleri ile durma noktasına gelip, yıllar sonra üzerine bir kez daha düşülen teknolojiler ve araştırma kollarının varlığını daha iyi anlayacaksınız.

        Destekçiler adını alabilecek yapılanmalar unutulabilecek çoğu teknolojiyi uzun süreler ayakta tutmayı başarsa da sonuç çoğu zaman değişmiyor. Clicker fikrinden uzaklaşamayan anlayışımız bu tip oyunların başlayanlarında oluşturduğu bağımlılık seviyesini gözler önüne seriyor. İşin içinde olmazsanız yani gözlemciyseniz farkındalık seviyenize göre girdabı görme ihtimalinizin olduğunu söyleyebilirim.

        İnternet üzerindeki araştırmalarımız çağın getirdiği yenilikler sayesinde sadece kelimeler aracılığı ile gerçekleştirilmiyor. En azından kullanıcı ara yüzümüzde bu işlemler kelimeler haricinde de karşılığını buluyor. Ses ve görsel aramaları, veri kütüphanelerinin gelişmesi ve sınıflandırma yeteneklerimizin hızı ile gelişmeye devam ediyor.

        Uzay hedefinin konuşmalara çokça dahil edildiği gezegen üzerindeki bir deneylerin diğer gezegenlerde tekrar edilme arzusu ile birleşiyor. Mevcut tüm kütüphanemizin evrensel oluşu ve referans değerlerinin miktarının belirlenebilmesinin bir diğer yolu uzay gibi gözükse de küresel veri azlığından dolayı clicker serüvenimizin yani gezegenimizin bilinmeyenleri içinde yeni fırsatlar doğurması gerektiği taraftarıyım. İnternet üzerinde dolaşımımızda görsel tabanlı arayışımız çok daha büyük hızlara ulaşmamıza sebebiyet veriyor. Yazılı eserlere ulaşımımız dahil olmak üzere bizi karşılayan küçük resimler dahil yazıyı okuma olasılıklarımızı arttırıyor. Yazının bütününün oluşturduğu uzun görsel dahi bu olasılıkların oynamasına hizmet ediyor. Yukarı hakkında elde ettiklerimizin çoğunu ise merceklerimize yansıyanlardan biliyoruz.



        Yeryüzünde yer alan büyük su kütleleri ve derinlerde bulunan kaya parçaları için pek de aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Gözlemin temelinde ışık yer alıyor. Fakat bu konu çok uzun zaman önce yeni araçlar ile çözülmeye başladı. Şimdi yukarı ve aşağı arasında yatırımların geri dönüşünün olasılıkları arasında gidip gelirken birikimlerimizi harcıyoruz.

        Tarafımızdan etiketlenmemiş her eser incelenme kuyruğunda yer alma ayrıcalığına sahip olamama ihtimali ile karşı karşıya. Hazineler ve çöplerin değer yargılarınca mevcut biçimlerinden günümüz renklerine dönüşümünde; tanımlanan zaman diliminde gerçekleşmeme ihtimalinin göz önünde bulundurulması, ulaşılan sonuçların kayıp sonuçlara olan merakı arttırmasından öteye gitmediğini gösteriyor. Kazanılan tüm varlıklar değer kaybediyor ve ardından tutarsız bir gelecek şekilleniyor.



        Günlük/haftalık/aylık/yıllık/biteviye... Şeklinde söz edebilecek arama sınıflandırmalarım bulunmakta, gözlem yeteneğim ve ilgi alanımın değişmesi ile söz edilen miktarların artışı günlük hayatın akışına doğrudan müdahale etmesi dolayında takip mesafesinin belirlenmesi konusu, beni durum üzerinde bir kez daha düşünmeye sevk etti. İşlemin hızlanması ve tarama sonuçlarında elde edilen kar potansiyelinin azalmaması için yeni tekniklere ihtiyaç duyduğum aşikar olduğunda bu zamana kadar kazandığım deneyimin değerlendirilmesine karar verdim. Bu arama süreci esnasında ilgi dağıtacak ek bir verinin işlenmesini engelleyerek, elde ettiğim zamanın bu kar için değer olduğunu söylemem gerek. Ancak atlanılan asıl noktanın çok daha önemli olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Zira tüm ölçü birimlerim daha önce gördüğüm örneklere, kayıt aldığım referans noktalarına göre şekilleniyor. Bu işlem esnasında farklı olarak tanımlayabileceğim çoğu eser güzellik anlayışıma hitap etmemesi veya farklı olması sonucuyla eleniyor. İlginç projelerin değerlendirilmesi, fırsatların kaçırılması en önemlisi ise yeni referans noktalarının oluşturulamama tehlikesi ile karşı karşıyayım.



        Yukarıyı izlerken elde ettiğimiz veriler, benzerlikler veya farklılıklar; deniz seviyesinin altında kaçırdığımız yeni referans noktalarımızın yerini tutabilir mi? Daha doğrusu aynı zaman diliminde bilim insanlarımızın olgunluk seviyelerinin yorumlama hızları her iki noktada da istenilen hızda sonuçlar verebilir mi?

        Olgunlaşmış meyveyi çekirdeğinden ayırma esnasında temiz bir sonuçtan bahsetmenin mümkün olmayacağı gibi kumların akmaya devam ettiği zaman diliminde kararsızlıklarla her iki yönden de mahrum kalmak istemiyorum. Akla diğer gelen bir çözüm ise kaynakçalar. Kaynaklar bu yüzden var anlamsız gelen çözümlemelerin detaylarına ve ulaşılmış olunan bilinç seviyesine uygun yorumlamalarına varmanın kolaylaştırıldığı bir ağaçlandırma yapısı.

        Şimdilerde yapay zekanın yaptığı takip ettiğimiz güzergah doğrultusunda yolculuğumuzu sonlandırana kadar eşlik etmekten öteye gitmiyor gibi hissediyorum. Dilersem geçmiş fotoğraflarıma, videolarıma veya unuttuğum yer imlerime bakarak arayış seviyemi tekrar inceleyebilirim. Fakat bunu istediğime emin değilim. Mevcut biliş seviyesi diğer insanlardan bağımsız yorumlama kabiliyeti ile donanmış bireysel bakış açısının yitirilmesi kaçındığımız asıl şey.

        Küresel veri azlığı sanırım yetersiz gücün, güç isteyen unsurların isteklerinin bir birine benzemesini sağlayarak rahatlatmaya çalıştığımız akıştan ibaret.



Kullanılan görseller: 0,1,2,3,4

21 Mayıs 2021 Cuma

Yer İmi ve Genç Savaşçılar


        Bir kez daha bilimin ışığı kendi sıcaklık değerleri ile oynuyor. Bana öyle bir yapay zekadan bahsedin ki, o gün üretim seviyemi hem sol hem de sağ beyin yarım küreme hesaplasın...

        Son bir kaç gündür, kullanmaya başladığımdan bu yana yaptığım şeyi yoğun bir şekilde gerçekleştiriyorum. Yerimi düzeltme işleminde büyük grupların, kontrolü zor fakat aradığınızı bulma evresinde oldukça yardımcı küçük gruplardan daha iyi olduğuna karar vermemle gelişen bu aktivite; ilk bakışta süre gelen bir takım yüklerden kaçma işi olarak ortaya çıkmış da olabilir. Sebeplerin belirli noktalarda önemsizleştiğini düşündüren, neyin nerede ve niye olduğu belli olmayan kesinlikle düzenden nasibini almamış küçük grupların kentsel dönüşüme kurban gittiği, öte yandan bazı küçük grupların başlıkları itibari ile içindeki kaosu gizlemekle kalmayıp sanatsal çalışmalara kaynak olmaktan çekinmediğini fark ederek bu birleştirme işleminin yine bölgesel olarak düzenlemek zorunda kaldım.

        Genel olarak çoklu sekme kullanıcısı olduğumdan bu konuda açık ara farka sahip bir tarayıcı kullanıyordum. İnsanlardan duyduğum, fırsat verdiğim bir çok tarayıcı denerken performansının kullanım şeklime uygun olmadığını gördüğüm nice tarayıcıyı övülmeye layık göremedim. Her birinin kendilerine has özellikleri olmasından dolayı ise son dönemde çok fazla tarayıcı çeşidini bilgisayarımda tutuyorum. Ancak varsayılan tarayıcımı değiştirmek zaman zaman isteme noktasına gelsem de bu durum hiç değişmedi.

        Aslına bakarsanız tarayıcıma o kadar alışmıştım ki yerimi kargaşasından kurtulmak adına varsayılana yakın yeni bir tarayıcıya da geçmek beni düşündürüyordu. Bu yüzden bir kaç araştırma ve bilenlere sorma cesaretini göstermekle birlikte aynı tarayıcıyı defaatle tek bilgisayar üzerinde kullanabileceğimi öğrendim. Tahmin edebileceğiniz gibi çok kısa bir sürede yeni yerimi boşluğu dolmaya başladı. İki yıl içerisinde içinden çıkılmaz bir hal aldığında iki tarayıcı verimi birleştirmeye karar verdim. Böylece 18k civarında ögeye sahip yarı düzenli bir tarayıcıya sahip oldum. 42MB civarı yer kaplayan bookmarks'ı ile şu anlık yeni gözdem. Tabii olarak aynı tarayıcıyı çoklama işlemi sadece 2 ile sonlanmadı. Ama şimdilik ikisinin birleşmesi yeterli diye düşünüyorum.


        Bu düzenleme esnasında çok uzun zaman önce izlediğim, son 5 yılımda aramak için çok da çaba harcamadığım ve son 3 yıl içerisinde mesleki bir konuşma esnasında "capital" kelimesinin geçmesi ile anlık bir aydınlanma yaşadım. Televizyon teknolojisinin çok da abartılmadığı yıllarda denk geldiğim ve bilim-kurgu ikilisinin bilimine çok dokunmayan kurgusuna ise dokunmaktan çekinmeyen bir televizyon dizisiydi. Geçmiş ve şuan arasındaki eleştirel seviyemle bu esere baktığımda yapılacak yorumların farklı olması beni sevindirecektir. Ancak konun özünde eser değil esere ulaşma yöntemlerinin sorgulanması olduğu için bu eleştirel yorumu belki daha sonra yaparız. Üniversite yıllarımda arkadaşlarıma bu seriyi kısmi(hatırladığım kadarı ile) olarak anlatmak sureti ile onların ismini vereceği noktayı merak ediyordum. Ancak hiç biri bu esere denk gelmemiş veya hatıralarına ekleyecek kadar kaliteli bulup karşılaşsalar bile izlememişti.

        Capital kelimesinin anılarımı canlandırma ve yeni anahtar kelimelerine ulaşmamı sağlamaya etkisi üzerine bir yazı ile karşılaştım. Yani göreceli olarak yazı tam olarak capital kelimesi ile bağlantılı değildi. Aslına bakarsanız kelimelerin kendisinden ziyade görsel tabanlı bir kuramdan bahsediliyor. Duyu referanslı baskılama olarak nitelenen yeni gelişme bizim durumumuz içinde temeller oluşturabilir. Bir şeyi daha önce görmüşsek bu işlem bir kez daha gerçekleştiğinde beyin bunun farkına varıyor. Bu işlemi depolarken kaynakça belirttiğine emin olabilir. Zira çağrışımlar temelin de bu izi sürüyor. Görüntüler kelimeler ile bağlanıyor. Belki de bu işlem iç sesimizle belirginleştirdiğimizde gerçekleşiyor. Yani kaynak kısmının çeşitliliği ve hatırlanma seviyesini o konu üzerinde uğraşımız belirliyor. Fakat bizim konumuzda sıradan bir izleme faaliyetini ve yıllar boyu seyrek arayış takip ediyor. Aydınlanma noktası ise sürekli bir şekilde sorgu işlemi gerçekleştiren beyinin işlemin tamamlandığı anın hemen ardından dosyayı kapaması olarak yorumlanabilir. Dizin ne kadar uzun ve karmaşıksa ışığın tonu ve şiddeti de bu ölçekte değişecektir.

        Serinin adı her ne kadar aklımda olsa da Türkçe'ye çevrilme esnasında veya yanlış hatırlama ihtimali ile arama motorları bana istediğim cevabı vermiyordu. Arama süresince bilinmesi gereken diğer bir unsurda serinin bu tip eserlerce çokça kullanabilecek bir isim seçmesiydi. Ama ulaşılan ana sonuç çeviri esnasında kaybedilen isimdi. Bu noktada benzerlerinden bağımsız isim seçimi hatırlamayı zorlaştıracağını düşündüğüm bir etki oluşturabilir. Fakat benzerlerinin arasından rahatlıkla sıyrılması belki de bu şekilde daha kolay olacaktır. Öte yandan hatırlanmaktan ziyade bazı toplumlar kelimelerin kendi dillerindeki karşılığı görmeyi tercih ediyorlar. Belki de doğrudan çeviri yerine hisleri ile çevirmek istiyorlar. Doğal olarak düşünülmesi gerek bir diğer madde her toplumun kelime hazinesinin zenginlik seviyesinin denk olmayışı. Bu durumda bir esere gezegenin herhangi bir yerinde bulunması kolay bir yiyecek maddesinin ismini vermek daha mı kolay olacaktır? Belki bir alt madde daha eklemek olayları daha iyi karıştıracaktır. Bu ismin şekil yönünden tanımlanabilecek herhangi bir eşya olması da olasılıklar içinde yer almalı diye düşünüyorum. Tüm bu işlemler çerçevesinde gezegenin simgelendiği bir kelimenin varlığı veya zamanla kaybolacağına inandığımız alfabelerin kullanımından kaçınarak sadece bir sembolün arkasına sığınmak belki daha doğru olabilir.

        İşler eski yer imlerime dönmeden devam edelim lütfen. Kelimelerden hatıralara ve yerimi düzenlemesinden unutulmuş diyarlara. Denk gelmiş olduğum başka bir yazı da ise yapay zeka destekli tahmin yeteneklerinden söz ediliyor. Yapay zekanın doğrudan ilgisi olduğu düşünülmeyen bir takım verileri işlemede ve yorumlamada her gün şaşırtıcı bir örneğini çekinmeden gösterdiğini görüyoruz.

        Yerimi düzenleme işleminde uzun zaman önce eklediğim ve zihinden kayıp giden yeni bağlantılara ulaşmam ilginç bir tazeleme sağladı. Sonuç olarak hatıralarda yer alan adı lazım değil diziyi de bulmuş oldum. Gün içerisinde yanımızda taşıdığımız internet erişim birimleri işlerimizi kolaylaştırmaya devam ederken gelecekte hatıralardan ziyade geçmişteki deneyimlerimizi ve anlık tercihlerimizi göz önünde bulunduran yapay zekalara sıklıkla denk geliyoruz. Özellikle reklam başlığı altında pineklemeyi seven bu arkadaşların üretim konusunda havayı, suyu o günkü yatağımda bulunan kumaşın üzerindeki kılcal vadiler arasındaki statik elektriği hesap ederek uykumun kalitesini ölçüp ulaştığı sonuçla o gün üretilecek ürün beynimin hangi tarafına elverişli olduğunu söylemesi asıl arzumdur.



Kullanılan görseller: 0,1,2
Kaynaklar:
https://www.pnas.org/
https://heart.bmj.com/