1 Ekim 2016 Cumartesi

Gecenin Kararlılığı

Hayali dünya, Anime, yıldız kayar
    Gecenin kararlılığı mı yoksa karanlığımı daha keskindir? Zira karanlığı delip geçen nice ışıklar bir kararı temsil eder. Yapılmak isteneni yahut yapılanı yasıtır bu ışıklar. Olan ve biten herşey yine karanlığın içinde bir düzenle ortaya çıkar.

    Kimileri aydınlığın içinde yaşar karanlığı, kimileri karanlık için de yaşar aydınlığı...

    Karanlık insanlık için hep merak konusu oldu. Korku, gizem, gerilim ve daha nicesini simgeledi, onlar için. Ama bilmedikleri nicesi de onun içindeydi aslında. Şimdi çıkıp gece vakti dışarı baktığınızda şehrin ışıkları deler karanlığı. Peki hangisi karanlıktır acaba? Şehrin ışıkları içerisindeki tüm karmaşık duygular bütünü  mü, yoksa delinen, parçalanan karanlığın kendisi mi?

    Gece vakti bakılan karanlık bir zaman yeryüzü ile gökyüzünü de birleştirmiştir artık. Mekan kavramı da kayboluken zihinde, zamanda onu takip eder elbet.

    Başbaşa kalmışsınızdır artık kendinizle.
    Olumlu ve olumsuz düşüncelerinizle.
    Nicesi kaybolur bu zerre alemde
    Kendi aydınlığının, çaresizce içinde

                                                        ん

16 Ağustos 2016 Salı

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.

Dünle beraber gitti, cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

23 Haziran 2016 Perşembe

Ready to Fight



i'm ready...

let's do it...

ん

21 Mayıs 2016 Cumartesi

EDELKRONE

    Yaptığım binlerce araştırma. Bulunduğum bu konum ve şu an bakmakta olduğum  manzara, ne kadar da ironik. Bu gün, belki de hayatımda çok az rastladığım mutluluk göz yaşları dökülmek üzereydi gözlerimden... Zira belki de şu ana kadar ki yaşamımda hayalime en yakın hissettiğim an bu andı.

    Bu sabah 04:30 a kadar uyanıktım. Ve bu saate kadar araştırmalarım sonucunda bir youtube kanalına denk geldim. Belki de hayalimin %40 lık kısmını gerçekleştiren bir grup insanı görebilmek ve bu insanlarla aynı coğrafya da bulunmak sabahın ilerleyen saatlerinde beni daha motive etmişti. Sadece bir hayalim değil, bütünün %40 dan bahsediyorum.

    Kesinlikle saygı duyulası bir çok adım atmışlar. Ve bu yolda ilerlemişler. Kimileri için değişik bir çok detayı gözler önüne sermişler. Ama asıl olay kanallarında ki videolarda sisteme ters düşen inceler... Bu onların düzen karşıtı olmalarından dolayı değil, düzeni yükseltecek değerlerin arka planda kalmasına olan karşıtlıklarından dolayı kaynaklanıyor.

    O, insanlara yukarıdan bakan gökdelenden farklılıkları net bir şekilde görüyor olmalılar... Şimdi yaptıkları şeylerden bahsetmek çekmiş oldukları videoları soyutlamak olurdu. Verdikleri emekleri sizlerde görebilesiniz diye buraya  bir link bırakıyorum. Buradan kolayca ulaşabilirsiniz. Başka Bir Şey adlı youtube kanalında ki tüm videoları izlemenizi tavsiye ediyorum.

    Şimdi şöyle düşününce, sitede şu ana kadar yazdığım yazıları sanki videoya çekmişler gibi. Tabii ki eksikleri var. Ama mutlu olmalarının bir sebebi de eksikleri olması. Zira işleri bu noksanlıkları bulup tamamlamak. Beraber aynı amaç uğruna çalışan küçük bir insan grubu. Bir amaç uğruna aynı yolda koşturuyorlar. İstedikleri işi yaptıkları gözlerindeki parıltıda belli. Bunu sizlerde kolaylıkla göreceksiniz. Ama gördüğünüz sadece bu olmamalı bence...

    İlerleyişi destekleyen görünmeyen etkenler her zaman insanların içinde olmuştur. Azim dediğimiz olayın oluşumuydu belkide bu. Her gün farklı bir projeye yelken açmak ve bu işi severek yapmak başarının asıl sebebiydi bence.

    Kadir Köymen' i ve yanındaki arkadaşlarını tek tek tebrik ediyorum. Umarım ben size rakip olana kadar bu yol ve istikamette devam edersiniz. Zira ben sevdiğim insanların yükselmesini istiyorum. Yükselmenin en iyi yolununda bir rakibe sahip olmakla mümkün olduğunu biliyorum. Siz bugün bana hayalini kurduğum rakiplerimin yaşadığını ve çok da uzağımda olmadığını gösterdiniz.

    Buradan bizler gibi düşünen diğer insanlara da sesleniyorum. Kendiniz gibi olan insanları bulun. Bunu başardığınızda hayatın ne kadar zevkli olduğunu göreceksiniz. 


    Kadir Köymen' in sözleri ile: Uzmanlık sahibi olunca yola başlamıyoruz, yol bittiğinde uzman oluyoruz.

30 Nisan 2016 Cumartesi

Bir Şeyler Değişiyor

    Kimi zaman öyle bakıyorum işte... Ve gülüyorum. Çevrem değişiyor ve doğal olmayan bir şekil de bende değişiyorum. Tutarsızca ve isteksizce. Değişimin iyi yada kötü olduğunu tartışmıyorum. Ya da aynı şekilde sabit durmanın. Sadece akan suyun içinde belli olmayan bir derinlikte yüzerken akıntının yönümü değiştirmesinden bahsediyorum. İstemsizce varmaya çalıştığım noktadan gelenleri görüyorum. Kime sorarsam sorayım hepsi pes etmiş olanlar. Peki neden mi bu yola çıktım? Neden mi bu yolun sonunda beni bekleyen bir şeyler olduğunu düşünüyorum. Bunların hepsi daha önce oraya varmış olan birine ait bir söz. Kimse orda bir şeyler olduğuna inanmıyor değil. Zira benim gibi niceleri mevcut ancak azınlığız çoğu gibi. Bizi tektikleyen içimizi kemiren yine bize ait olan biri. İşte bundan bahsediyorum. İlerledikçe kendi kurduğum bentleri tek tek kırıyor. Ve daha uzakları görüyorum. Ve akıntıya karşı yüzerken içimde bir şeyler çevremden daha hızlı gelişiyor...




    Değişim istemsizce size katılmaya çalıştıkça, direk kabul söz konusu bile değil. Ve bu kısımdan sonra çevrenizde eklentiler gün geçtikçe artacaktır. Kimileri için bu durum sorun olmayabilir. Ancak benim için büyük bir sorunun belkide ikinci aşamasıydı. Bu durumda ilerlediğimiz akıntı  çevre koşulları ile güçlenirken bize, değişime ayak uydurmamız gerektiğini gösterdi. Peki ne oldu? Olabildiğince kendimize benzeyen bir şekilde değişime ayak uydurduk. Ama değiştiğimiz bir gerçekti. Biz bize ait bir parça yerine başka bir şeyin parçasının kabullenmiştik.


    Onu kabul ederken belirli kurallar koyduğumuz halde. Gün geçtikçe ona ayak uyduruyor. Ona benziyorduk. Bir şeyler daha mı iyi daha mı kötü olmuştu? Tartışalım mı dersiniz yoksa oturup izleyelim mi? Kimi günler yolculuğumuz çok yorucuydu. Ama yeni zorluklar sadece yeni parçalarla atlana biliyordu. Çevremizdeki tüm saf kan tanıdık yüzler değişmişti. Yolculuğumuz öyle veya böyle kaldığı yerden devam ediyordu. Ama değişim her yerdeydi. Bizim istediğimiz kimilerinin tenezzül etmedikleriydi. Yada kaçındıkları. Zafer ancak ona ulaşanındır. Yolculuk eğlenceli olamayacak kadar derin ve yorucu geçerken farkına varmadığımız bir şey daha gerçekleşti.


    Yeni gelen artık sadece bir yabancı olmaktan çok uzakta. Yaptıklarımız normalmiş gibi gelmekteydi. O artık bizden birimiydi, yoksa bu sadece bir yanılmanın ilk adımı mıydı? Şüphesiz kararlılığımız bizi sonuca yaklaştırıyordu. Ama her kulaç bir öncekinden farklı hissettiriyor, sanılanın ötesinde ki bu yolculuk gerçek manada kaybettiklerimizi gözler önüne sererken, bundan zevk almamamızı sağlıyordu. Hiç bir şey sanıldığı gibi değil, çevremizde sadece değişim rüzgarları esmiyor. Eski dostların silik yüzleri, daha fazla değişimi reddeden cesetleri ile birlikte akıntın hızıyla yanımızdan geçiyordu. Belli ki vazgeçme sınırını çokdan geçmiştik.


    Ve değişim rüzgarları, yeni çevre koşulları için bizi tekrardan tasarlıyor. Daha fazla yabancı fikir duygu ve düşünce beynimizi çevrelerken, ilk gelen yenileri misafir ediyor, destekliyor. Bedenimiz akıntı ya karşı hiç zorlanmıyor. Çevremizde ki kurulu düzen de (sistem) gayet başarılı bir şekilde ilerlerken, özümüz nereye gidiyor? Zira bizden uzaklaşıyor.


    Yaptığımz onca şey, bir zafer çığlığı için değil. Zira varacağımız yer bir zaferden çok daha fazlası. Bize anlatılan gerçeğin de ötesi. Kabul ettiğimiz onca yeni fikir artık bizimmiş gibi bir oraya bir buraya rahatça girmemizi sağlıyor. Yeni gelenlere istemsiz bir şekilde inandıkça, sanıyorum benliğimizin yarısını taksit taksit vermiş oluyoruz. İlerleyişimiz sadece değişimi sorguladığımızda zayıflıyor. Belli ki sistem pek de sorgulanmakdan hoşlanmıyor. Zira sadece kendini koşulsuzca kabul edenlere gülümsüyor. Sorgulayanlara ama aynı zamanda da devam edenlere ise tatlı ve tatmin edici bir tebessümden ileri gitmiyor. Kişi gülümsenenlerin halini gördükçe kendinide o konumda görmek istiyor.


    Ve işte tam bir değişim, kendimize ait olanı da siliyor. Fakat ayrıcalıklı olan, bizi felakete sürüklüyor. Yaptığımız onca şey, sadece bir yok oluşun hazırlığının aldatıcı güzel yüzüydü. En kötüsü de aynı yolculuğa giderken dostlarımızın ölü bedenlerini de bu yolda görmekti. Ve kendileri hatırladıklarımızdan çok farklıydı.





    Şüphesiz zafer uzakta ve kalesinde oturuyor ve nicesi gösterilen havucun peşinde koşuyor.

31 Mart 2016 Perşembe

Yıllar Yılı Düşünürüm

   Geçen onca yıla istinaden insanlardan daha sadık eşyaları düşünüyorum. Kuşkusuz sadakatin en büyüğü hep insandan beklene gelmiştir. Kimi zaman yükselişimiz tamamıyla yanımızda ki mevcut kadro ile alakalıdır. Sadakat belki sadece anlık düşüşün verdiği güzel his olarak nitelendirebilir. Kimileri için bir eşyaya sadık kalmak bir insana sadık kalmaktan daha mantıklı gelebilir. Zira insan her an değişim halindedir ve bu değişim yelpazesi çok geniş olduğundan tahmin edilemez. Eşyalar her zaman tahmin edilebilir ölçüde değişime uğrarlar. Zaman her canlıda olduğu gibi cansızlara da etkisini yansıtır. Gördüğünüz her cisim, geçmişden izler taşır. Sadakat deneyi en iyi zamanla ölçülür. Zira sadakat zamanla ölmez. Bir kez bağlılık yemini ettiniz mi sonsuza kadar bağlısınızdır. Bu bağlılığı herhangi bir zaman dilimi etkileyemez. Ama bu demek değildir ki bağımlısınız. Sadece bağlı olduğunuzu belirtmek gerek. Zira insan önce bunu unutuyor...

30 Mart 2016 Çarşamba

G Eklentisi

    Site yapılanmasında menü çubuğuna eklenmiş olan "G" bölümünden söz açalım biraz da...

    Bu bölüm daha çok site temellerine uygun yazıların paylaşıldığı kısımdır. Bu bölümde yazılar diğer yazılara göre daha uzun daha gösterişli veya diğer bir değişle "Kelimeler Yeterli" adıyla nam salıcak yazılar olacaktır. Dilerim bu amaç doğrultusunda hareket etmeye devam eder ve güçlü kalemler ile yükselir...

    Nice yazıların bu başlık altında toplaması dileğiyle..